Hilye-i Şerif Tablo

Hilye-i Şerif Tablo ve Hilye Levhaların Tarihçesi

Hilye-i Şerif Tablo ve Hilye Levhaların Çıkışını incelediğimizde bunun altında yatan temel bir sebep bulunmuştur. O sebepte; Müslüman sanatkârlar, İslam hukukuyla örtüşmediği için, peygamber ve kutlu kişilerin resimlerini yapmaktan men olunmalarıdır. Bu nedenden ötürü birkaç kıymetsiz minyatür haricinde, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in suretini resmetmeye hiçbir sanatkâr cesaret etmemiş ve buna gerek dahi duymamıştır. Bu nedenden dolayı, Hz. Muhammed’i (sav) görenlerin tariflerinden faydalanılarak Hz. Muhammed (s.a.v.)’in özelliklerini yazıyla ve dolayısıyla hat sanatı ile anlatma yoluna gitmişlerdir.Hilye-i Şerif Tabloların ilk çıkışı bu şekilde olmuştur.Hilye-i Şeriflerin çoğunu Hz. Ali, Hz. Ayşe ve Hz. Hasan’ın, kimilerini de Abdullah bin Ömer, Enes bin Malik, Ebu Hüreyre, İbn-i Halid, Ebu Tufeyl (Allah hepsinden razı olsun) gibi güvenilir hadis ravilerinin ifadeleri oluşturur. Bu malumatlar, bir eser haline gelmeden evvel, kişilerin hafızasında saklanır veya hadis ve siyer kitaplarında parçalar halinde bulunurdu.

Hilye sıfat, şekil anlamlarına gelir. Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) sıfatlarını anlatan sanat eseri halindeki yazılara, tablolar Hilye-i Saadet veya Hilye-i Şerif olarak anılmaktadır.Hilye-i Şerif Tablolar da; . Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) mübarek boyunu, saçı, yürüyüşü, güzel özellikleri anlatılır ve övülür. Hz. Muhammed’in (SAV) ahiret yurduna göçtüğünde, sahabesi O’na olan hasret ve özlemini hafifletmek gayesi ile O’nun yüce ahlâkını, yüzünün güzelliğini ve diğer vasıflarını yazmışlar. Böylece, Peygamberimizi (sav) dünya gözü ile göremeyen insanlar, O’nun özelliklerini öğrenerek ona olan özlemlerini gidermiş, bir manada O’nu hayal etme imkânı bulmuşlar.Hilye-i Şerif Tablo yazma sanatı yüzyıllarca devam etmiş. Efendimizi (sav) seven insanlar, yüzlerce yıl Hilye-i Şerif’i Tabloları okuyarak ve duvarlarına asarak, onun yüce ahlakını hatırlamış, tahayyülünde canlandırmıştır.

Hattat Hafız Osman hilye-i şerifi ilk kez levha olarak hazırlamıştır. O günden günümüze kadar, hattatlar maharetlerini benzersiz hilye-i şerifler yazmışlardır.Hilye-i Şerif Levha ve Tablolar birer sanat eseridir. Bunları kişinin üzerinde taşımasının, evlere asılmasının dini bir değeri yoktur. Yani asan yâda taşıyana bir sevap kazandırmayacağı gibi, asmayan ve taşımayanların da bir eksiği olmaz. Hilye-i şerif tablo ve levhalarda dine ters bir uygulama ya da yazı yoktur. Efendimiz ’in (sav) mübarek şemailinin bir sanat eseri olarak yazıldığı Hilye-i Şerif Tablolara bakarak O’na salavat getirmek ise ibadettir. Aksine Nebiler ve resuller sultanına ümmet olma şuurunu pekiştiren hatırlatıcı bir vesiledir.

Hilye-i Şerif Tablo Satışı

Günümüzde dijital teknolojinin gelişmesiyle birlikte hilye-i şerif tablolar kanvas tablo olarak da üretilmektedir. Gülce Sanat Kanvas Tablo mağazasındaki Hilye-i Şerif Kanvas Tabloları görmek ve satın almak için aşağıdaki hilye tablolarımızı ziyaret edebilirsiniz.

Arapça Yazılı Hilye-i Şerif Tablolarda Yazan Hat Yazının Türkçe Meali aşağıda verilmiştir.

Hz. Peygamber ne çok uzun ne de çok kısa idi. Kavminin orta boylusuydu. Saçları ne kıvırcık ne de düz uzun idi, dalgalıydı. Yüzü ne aşırı dolgun ne de yuvarlak idi, hafif değirmi bir çehresi vardı. Pembe beyaz tenli, iri siyah gözlü ve uzun kirpikliydi. Mafsalları iri ve omuzları geniş idi. Göğsünde tüy olarak göbeğine inen ince bir hat vardı. El ve ayak parmakları kalınca idi. Yürüdüğü zaman hafif yokuş iner gibi rahat ve kuvvetli adımlarla ilerlerdi. Birine baktığında ona bütün vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında nübüvvet mührü vardı ve kendisi peygamberlerin sonuncusuydu. İnsanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu ve en arkadaş canlısıydı. Onu ansızın görenler heybetine kapılır fakat şahsıyla yakınlık kuranlarda bu hâl sevgiye dönüşürdü. Kendilerini tanıyan kimse ‘ne ondan önce ne de ondan sonra bir benzerini gördüm’ derdi. Allah’ın salât ve selamı onun üzerine olsun.

Hilye-i Şerif Levhalarının Bölümleri

Hatta Hafız Osman tarafından geliştirilen hilye formundaki bölümler; genel hatları ile aşağıda anlatılmıştır.

Hilye-i Şerif Tablo da ( BAŞMAKAM )

Bu kısıma besmele veya eüzu besmele, bazen de için de besmele geçtiği için Neml Süresi’nin 30. Ayeti kerimesi yazılır.

Hilye-i Şerif Tablo da ( GÖBEK )

Hilye-i Şerif yazısının başladığı ve büyük bir kısmınn yazıldığı bölümdür. Genelde dairesel yazılır. Fakat nesta’lîk hattı ile yazılan Hilye-i Şerifler oval ya da kare şeklinde de düzenlenebilir.

Hilye-i Şerif Tablo da ( HİLAL )

Hilye-i Şerif’in Göbek kısmı daire formundaysa, uç kısımları yukarıda birleşerek göbeği çevreleyen bölümdür. Genelde sıvama altın sürülüp bırakılır, bazen de tezhip sanatı ile süslenen bu bölüm, her hilye-i şerif tabloda bulunmayabilir. Hilye-i Şerif Tabloda hilalin dışında kalan ve kareye tamamlanan yerin dört köşesine Dört Halife’nin isimleri yerleştirilir.

Hilye-i Şerif Tablo da ( AYET )

Buraya Hz. Muhammed’le (sav) kendisi ilgili bir ayet yazılır. En yaygın kullanım olan Enbiya Sûresi’nin 107. ayetidir: Biz seni ancak alemlere rahmet olsun diye gönderdik.

Diğer ayetler:

Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlâka sahipsin. Kalem Sûresi 4. ayet.

Muhammed’in Allah resulü olduğuna Allah’ın şehâdeti yeter. Fetih Sûresi 28 ve 29.

Kelime-i Tevhîd’in yazılı olduğu örnekleri de bulunmaktadır.

Hilye-i Şerif Tablo da ( ETEK )

Hilye-i Şerif metninin devamı olan ve bir duanın yazıldığı kısımdır.

Hilye-i Şerif Tablo da ( KOLTUKLAR )

Büyük çoğunlukla kare biçimindeki bu alan mutlaka tezhip sanatı ile süslenir.

Hilye-i Şerif Tablo da ( İÇ PERVAZ DIŞ PERVAZ )

Hilye-i Şerif Levhanın tamamını iç pervaz ve dış pervaz ile çevreler. İç ve dış pervazların kalınlığı, hilye-i Şerif’in boyutlarına göre doğru orantılı olarak belirlenir ve tezhip sanatı ile süslenir